Sınırları Zorlamak

Sınırları Zorlamak 667 500 Filizofi

Facebook’un Genel Müdürü Sherly Sandberg‘in iş dünyasındaki kadınlara yönelik kitabının bence en önemli özelliği dürüst ve filtresiz olarak yazılmış olması. Üst düzey sorumluluk gerektiren bir pozisyonda , dünyanın en etkili kadınları listesinde ilk beşte yer alan Sandberg’in neredeyse dost sohbetlerini andıran rahatlığı ve açıklığını görmek beni hem şaşırttı hem sevindirdi. Kitapta yer alan istatistikler tabii ki çok faydalı ama en faydalı olan, yarattığı “yalnız değilim” hissi.

Ufuk açıcı , elimden bırakamadığım bir kitap oldu “Sınırlarını Zorla.” Kitaptaki ana noktalara gelince…

 

Liderlik yetkinliklerinin çoğu erkek karakterlerle ile özdeşleştirildiği için bu davranış kalıpları erkeklere yakıştırılıyor. Aynı davranışları gösteren kadın yöneticiler itici bulunabiliyor. Üstelik bu algıda olanlar sadece erkekler de değil. Toplumsal kodlamalar sebebiyle kadınlar da hemcinsleri için bu olumsuz duyguları besliyorlar.

2003’de Colombia Üniversitesi İşletme Fakültesinde öğrencilere bir kişinin iş yaşantısındaki başarı hikayesi veriliyor. Hikayedeki isim değiştirildiğinde kahramanla ilgili algı değişiyor. Kadın başarılı olduğunda iki cins tarafından da daha az  beğenilir oluyor. Aynı hikaye erkeğe daha çok yakıştırılıyor, beğeni topluyor. Toplumsal roller, erkek için kararlı ve azimli olarak kodlanmışken, kadının şefkatli ve yumuşak davranışları doğal bulunuyor. Bu rollerin dışına çıkan karakterler toplumca onaylanmıyor.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İş dünyasında henüz tam karşılığı yok. Ücretsel olarak da eşitlik yok. 1970 yılında erkeklerin aldığı her bir dolara karşılık olarak aynı işi yapan kadın 59 cent alıyormuş.2010 yılında  bu rakam 77 cente çıkmış. 40 yıl geçse de fark kapanmamış.Türkiye İstatistik Enstitüsü verilerine göre aynı eğitim seviyesindeki kadınlar erkeklerden %10-20 daha az kazanıyorlar.

Oysa yola çıkarken şartlar neredeyse eşit. ABD’de üniversiteye kabul edilen lisans öğrencilerinin %57’si lisans üstünün de %60’i kadın. Türkiye’de üniversiteye girenlerin %46’sı kadın. Ve üniversite öğrencisi kadınların okulda daha başarılı oldukları biliniyor. Peki film nerede kopuyor?

İlk göze çarpan nokta İSTEK. Kadınlar daha oyunun başında yeterli azmi göstermiyor. Evlilik ve çocuk nasılsa bir noktada engel oluşturur düşüncesiyle çıtayı yükseğe koymuyor, yönetim pozisyonlarını daha az hedefliyor. 2012 Mc Kinsey raporuna göre önde gelen şirketlerde çalışanlardan erkeklerin %36si GM olmak isterken, kadınların %18’i istiyor.

İkinci konu da kendine güvenerek , gönüllü olarak, daha çok el kaldırarak oyuna dahil olmak. Harvard Hukuk fakültesinde yapılan bir ankette, belirtilen bir görev için aynı yetkinlikte olan erkeklerin %60’i bu görevi hakkıyla yapabileceğini söylerken; kadınlar görevin hakkını vereceğinden emin olmadan elini kaldırmıyor. HP’de yapılan bir araştırma da gösteriyor ki  kadınlar %100 uyduklarını düşündüklerinde işe başvuruyor, erkekler %60.

2013 yılı verilerine göre dünyadaki 195 bağımsız ülkenin 17’si kadınlar tarafından yönetiliyor.  Kadınların mecliste bulunma oranı dünyada %20, Türkiye’de bu oran %14.

Yine  2013 Fortune 500’deki Genel Müdürlerin %4’ünün kadın olduğu belirtiliyor kitapta. ABD’de yönetici pozisyonunda çalışanların %14’ü kadınmış. Türkiye’de Borsa Istanbul 100 Endeksinde yer alan şirketlerin %4’ü kadınlarca yönetiliyor.

Kadınların iş dünyasında daha aktif ve daha cesur rol alması için Sherly Sandberg  LEAN IN adlı bir organizasyon kurarak çok güzel bir başlangıç yapmış. Bakalım Y kuşağı kadınları 40 yıldır istenen ölçüde gelişmeyen  istatistikleri değiştirebilecek mi?

    Web sitemizde çoğunlukla 3. taraf hizmetlerinden gelen çerezler kullanılmaktadır.