FRANCO

FRANCO 1213 817 Filizofi

İspanya’nın tarihinde derin izler bırakmış olan General Franco ile ilgili Netflix Belgeseli “The Brutal Truth About Spain’s Dictator” İspanya’nın bugününe ışık tutuyor. Diktatörlük döneminden bahsetmeyi tercih etmeyen İspanyol iş arkadaşlarımın, bu konuları sorduğumda takındıkları gizemli tavırları ve bir anda fısıltıya dönen konuşmalarının nedenini daha iyi anlıyorum şimdi. Politik eğilimlerini ulu orta paylaşmak istemiyorlar. Geçmişte yaşananlar, bir halkın ikiye bölünmüşlüğünün sızısı kolay geçmiyor belli ki.

İspanya’nın kırk yıl boyunca tek hakimi olmuş Francisco Franco, Cumhuriyet’e karşı darbe girişiminde bulunan generaller arasında rütbe ve yetki anlamında en nüfuzlu general olmamasına rağmen nasıl oldu da tarih sahnesinde bir anda öne geçti acaba?

Belgeselin omurgasını oluşturan araştırmalar tarihçi Paul Preston’a ait. Preston’a göre bir takım tesadüfler ve şaibeli kazalarla bir anda birinci adam konumuna gelmiş Franco. General Mola’nın uçak kazasında ölmesi bir suikast ihtimalini akıllara getirse de bu konu belirsizliğini korumuş.

Sivil Savaş sırasında Hitler ve Mussolini’nin desteğinden fazlasıyla faydalanıp ülkeyi ele geçiren Franco’nun ülkesi adına yaptığı tek iyi şey , kendi zaferinden kısa süre sonra patlak veren II. Dünya Savaşı’da İspanya’nın tarafsız kalmasını sağlaması olmuş. Hitler’i desteklemekle beraber çok açık bir aksiyon da almamış. Faşizm yanlısı 40.000 İspanyol’u savaşta destek için Almanya’ya göndermiş bir tek. Bunu da marjinal faşistleri İspanya’dan uzak tutmak için planlamış olabilir deniliyor. Franco çıkarları gereği Amerika’ya da yakın olmaya çalışmış bu dönemde, Amerika’dan aldığı gıda desteğinin kesilmemesi için. Almanya’nın kaybedeceği anlaşılınca yüzünü hızla batıya dönmüş ama yine de II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’da dışlanmaktan kurtulamamış, İspanya’nın Birleşmiş Milletler üyeliğine kabulü bile yıllar sonra oluyor.

Birkaç yıl içinde Franco’nun her diktatör gibi gücünün azalıp , devrileceği düşünülerek kendi haline bırakılyor,  Avrupa ülkeleri tarafından ciddiye alınmıyor ama önce Monarşi yönetimini geri dönüp sonra da kendini yaşam boyu Kral Vekili ilan ediyor, göstermelik olarak Kralın oğlunu yanına alıp yetiştiriyor, tahtını ölene kadar bırakmıyor alıyor Franco.

Sivil Savaş’ın galibi ve ülkenin tek hakimi konumundayken, ülkede ayrımcılık rüzgarları estirmiş yıllarca Franco. Muhaliflere yönelik zalimce uygulamalar, hapse atmalar, kendi adına yaptırdığı saraylarda kendisine karşı olanları taş işçisi olarak çalıştırmalar. Ne kadar zulüm varsa aralarından seçebilirsiniz. Muhaliflerin toplu katliamları o dönemde gizlenmiş olsa da, bugün pek çoğu belgelenmiş acı gerçekler artık. Hala birçok aile toplu mezarları arıyor ve son bir umut mezarları açtırıp geçmişlerinden izler bulmaya çalışıyorlar. Ünlü İspanyol yönetmen Pedro Almodovar’ın Penelope Cruz’un başrolünü oynadığı filmi Parallel Mothers filmi de bu konuyu merkeze almış, tavsiye ederim.

Savaş sonrası yıllarda sistemli olarak izlediği politikalarla azınlık halklarının ve kendine muhalif olanların haklarını gasp etmeye devam ediyor Franco yönetimi. Bask ve Katalan halklarının  ayaklanmaları sert bir şekilde bastırılıp, yerel dillerini konuşmaları yasaklanıyor.

Savaştan yılmış İspanyollar kaçınılmaz diktatörlüğü kabullenip hayata geri dönmeye çalışırken, üniversite öğrencilerinin yaptığı siyasi bir eylem Franco’nun acımasızlığını tekrar gözler önüne seriyor. Son derece   kanlı bir şekilde bastırılan eylemler sonunda halk tamamen siniyor.

Her zaman ordu, kilise ve toprak sahipleri ile birlikte ilerleyen Franco yaşlanmaya başladığında kilise ile işbirliğini daha da artıyor. Kilise yetimhanesine hapishanedeki muhaliflerin çocuklarını göndermekten tutun da hastanelerde “çocuğunuz öldü” denilerek evlerine yollanan ailelerin çocuklarının Franco yanlısı ailelere verilmesine varan organize kalpsizlik yıllarca devam ediyor. 30 bin’e yakın çocuk bu şekilde ailesinden koparılıyor.

Belgeselde çarpıcı daha birçok olaya yer verilmiş, Franco’nun ölümü ile ülke farklı bir yol ayrımına girip, Avrupa ile ilişkileri geliştirerek bugünlere gelmiş. Uzun bir yazı oldu, burada bitireyim.

Yaşadığım ülkenin dilini henüz öğrenemedim ama tarihini daha iyi biliyorum artık 🙂

    Web sitemizde çoğunlukla 3. taraf hizmetlerinden gelen çerezler kullanılmaktadır.