Son yıllarda doğa gezilerine daha çok ilgi duyar oldum. Çılgın kalabalıklar, sıra beklemeler ve aktarmalı uçuşların, çetrefilli tatillerin insanı değilim ben. Zaten koşturmalı olan iş hayatıma es verecek, zihnimi dinlendirecek arayışlarım sahil kasabalarında ya da ağaçlar arasında sonlanıyor çoğu zaman.
İspanya da bu açıdan zengin, her adımda bir doğal güzellik bulmak mümkün. Ben, küçük kaçış tatillerini seviyorum. Atlantik Okyanusu kıyısındaki Asturias aklımdaydı ne zamandır. Kuzey İspanya’nın güzel sahillerinin bulunduğu Asturias, yazın turistlerle dolsa da Barselona ya da Madrid gibi bir büyük cazibe merkezi değil. Ekim sonunda gittiğimiz Asturias sezonu neredeyse kapatmıştı. Genelde çok yağış alan bu bölge, bizim harika bir sonbahar güneşi eşliğinde gezmemize izin verdi. Fotoğraflardan da anlaşılacağı gibi küçük balıkçı köyleri, sağda solda tatlı aile işletmeleri ile dolu kasabalar, film platosu olarak kullanılan okyanus kıyısındaki etkileyici falezlerle masalsı bir bölge Asturias.

Küçük yerlerde hayatın kolaylığına ve güzelliğine dair yeterince konuşulmadığını düşünüyorum, büyük şehir insanları anlayacaktır ne demek istediğimi. Havaalanından çıkış, araba kiralama ve yola çıkış 15 dakika diyor ve konuyu kapatıyorum. Bizi kapılarda karşılayan ev sahibemiz mi, eşyaları odaya atıp çıktığımız sokakların şirinliği mi yoksa tatil arkadaşımla sohbetin güzelliği mi bilmiyorum ama saç telimden ayak parmaklarıma kadar “sakin moda” geçmem çok kısa sürdü. Sanki sihirli bir düğmeye basılmış gibi bir gün önce yaşadığım iş dertleri, kafamda dönen konular flulaştı birden. Bir adım geriden bakınca, rutin konuların girdabından çıkıp esas olana odaklanmak kolaylaşıyor. Ben zaten romantikleşmiştim ama gittiğimiz ilk balıkçı kasabası Cudillero’da sabah kahvesi içip kekimizi yedikten sonra kafe sahibinin “Keki ben yaptım, nasıl olmuş beğendiniz mi?” demesi, üstüne de tarifin püf noktaları vermesiyle eridim, bittim.

Zamanımız dar olduğu için biz her yeri gezmedik. Rahatlıkla bir hafta geçirilebilecek bir yer Asturias. Yazın sörf ve deniz aktiviteleri de ekleniyor ancak bu mevsim bisikletçilerin, dağcıların, yürüyüşçülerin mevsimi. Bizim gezdiğimiz köyler; Cudilerro, Gijon, Puerto de Vega, Llanes, Ribadesella , Cangas de Onis oldu. Merkez üs olarak Asturias’ın başkenti Oviedo’yu seçtik. Oviedo’da Geleneksel Karnaval’a denk geldik. Kent dokusu korunmuş, büyük meydanlar ve ihtişamlı kiliselerle Ortaçağ’daki gibi duruyor neredeyse ama bizi şaşırtan insanların da dönem kıyafetleri ile sokaklarda dolaşması oldu, gastronomi etkinlikleri ve sokaktaki konserlerin yanısıra “En Otantik Giysi” için de yarışma olduğunu bu vesileyle öğrendik. Film seti gibiydi tüm kent.
Bu tatillerin en güzel yanı sürpriz faktörü. Tamamen şansa girdiğimiz lokantalardaki şaşırtıcı lezzetler, gösterilen ilgi , hatta diğer müşterilerin yanımızdan geçerken bizimle sohbete başlaması gibisi yoktu. ( Tatil güzellemesi!!)
Son günümüzü doğa gezisine ayırmıştık. Picos de Europa Milli Parkı içindeki Covadonga, Asturia halkı için dini öneme de sahip. Dağların arasındaki görkemli Basilika’nın hemen karşısında kutsal bir mağara ve mağaranın hemen altında küçük bir şelale var, biz gezerken Pazar ayini devam ediyordu ve oldukça kalabalıktı.
Oradan ayrılıp yürüyüş alanımıza ulaştık. Dağlar, göller, nehirler, inekler derken çocukluğumun kahramanı Heidi’nin kulaklarını çınlattım. Bazen sisli bazen güneşli mistik hava eşliğinde bölgenin meşhur Covadonga Gölleri çevresinde gezindik durduk akşama kadar. Her manzarayı hafızama kaydetmeye çalışırken yol arkadaşımla konuşmalarımız yavaş yavaş yön değiştirdi. Aklımızı meşgul eden günlük dertlerin paylaşımından; çocukluk anılarımıza, bizi mutlu eden yerlere ve insanlara doğru kaydı gitti. Herşey ne kadar göreceli diyorum böyle zamanlarda. Neyin önemli neyin önemsiz olduğu nasıl hızla değişiyor küçük dünyamızda ya da benim dünyamda.
Asturias akıldan silinecek bir yer değil. Dokusu, çeşitliliği, yemekleri , tarihi ve aktiviteleriyle dört dörtlük bir gezi rotası.



Biz de yaşadık sayende ambiyansi…İlk fırsatta görmek istediğim yerler arasında yerini aldı bile…Renkli ve son derece incelikli bu aktarım için teşekkürler